Türkçe İngilizce Almanca Rusça Azerice Arapça Arapça Arapça

Et ve Süt Aracılığı ile Alınan Hormonlar

 

Hayvanlara dışarıdan verilen bazı hormonlar hayvanların daha hızlı gelişmesini sağlar. Dolayısıyla bazı ülkelerde et ve süt üretiminin kısa zamanda arttırılabilmesi için bu hayvanlara hormon verilmektedir. Bu hayvanlardan elde edilen süt ve etin insanlar tarafından tüketilmesi sonucunda insan vücuduna fazla miktarda hormon geçeceği ve bununda insanda çeşitli sorunlara yol açabileceği düşünülebilir.

Hormonlar ya steroid ya da protein yapısındadırlar.  Protein yapısında olan hormonlardan en sık kullanılanı büyüme hormonudur (GH) ve genetik teknoloji ile yapay olarak elde edilebilmektedir. Bu hormon ABD’de süt veren ineklerde kullanılırken et için beslenen büyük baş hayvanlarda kullanılmamaktadır.

Steroid yapısında olan kadın sex hormonlarından yapay östrojenler  sığır ve kümes hayvanlarının büyüme hızını arttırmaktadır. ABD’de sığır ve koyunların gelişmesi için bu hormonlar kullanılırken kümes hayvanlarına verilmemektedir.

Genel olarak bakıldığında hormonlarla beslenen hayvanların et ve sütünü tüketen bireylerde bu hormonların düzeyinin yüksek olması beklenir. Bu bağlamda üzerinde en çok durulan konu erken ergenlik devresine girilmesidir. Bunu kanıtlayan çalışma sayısı çok azdır ve diğer çalışmalarla desteklenmemiştir. Özellikle protein yapısında olan hormonlar sindirim sisteminde parçalanarak temel yapıları olan amino asitlere dönüşür. Dolayısıyla bu hormonların insan kanında yüksek düzeylere ulaşması beklenen bir durum değildir.

Hormonla beslenen süt hayvanlarında bir başka potansiyel tehlike antibiyotiklerle ilgilidir. Çünkü GH ile beslenen hayvanlarda meme iltihabı oranı artmakta ve bunun tedavisi için fazla antibiyotik kullanılabilmektedir. Fazla antibiyotik alan hayvanların sütünde antibiyotik düzeyi yükselir ve bu sütü içen  bireyler gereksiz yere antibiyotik almış olabilirler.  Ağız ve barsaklarda normalde zararsız olan bakteriler vücüdün savunma sistemi zayıfladığında enfeksiyona neden olabilirler. Normalde zararsız olan bu bakteriler, sütle az miktarda ancak sürekli gelen antibiyotiklere karşı direnç geliştirebilir. Dolayısıyla bu bakterilerin neden olabileceği bir enfeksiyonun kontrolü zorlaşabilir. Ancak süt ürünleri üreten teknolojilerin süte antibiyotik geçmesini önleyebilmesi nedeniyle bu sorunun ciddi boyutlara ulaşamadığı ileri sürülmektedir.

Et ve sütte bulunabilen hormonların insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini ya da tersini gösteren yeterli bilimsel kanıt olduğu söylenemez. Bunun açıklığa kavuşturulabilmesi için çok geniş kapsamlı, uzun süreli ve karşılaştırılmalı çalışmalara gereksinim olduğu da bir gerçektir.  Ancak bu çalışmaların yapılması ve kesin sonuçlarının alınmasına kadar geçecek zamanda insanların sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesinde yarar vardır. Bu bağlamda sebze, meyve ve tahıldan zengin farklı besin maddelerinin tüketilmesi, fazla olmaması kaydıyla iyi pişmiş ancak yanmamış et yenmesi ve süt ürünlerinin aşırıya kaçmadan tüketilmesi et ve süt yolu ile alınabilecek hormon miktarını en aza indirebilecektir.